9 Mayıs Dünya Çölyak Günü
09 Mayıs 2022

      Çölyak hastalığı, genetik yatkınlığı olan bireylerde buğday, arpa, çavdar gibi tahıllarda bulunan gluten isimli proteine karşı duyarlılık sonucu gelişir. Genetik yatkınlık, özgül çevresel faktörlerle temas ve immünolojik mekanizmalar sonucu otoimmün bir enteropati gelişir. Hastalık temel olarak proksimal ince bağırsağı etkiler ancak farklı organ/sistem etkilenmeleri de söz konusudur. Çölyak hastalığında etkin olduğu bilinen tek tedavi, glutenin ömür boyu diyetten çıkarılmasıdır. Glutensiz diyet uygulanmasındaki amaç, hastalığın var olan semptomlarını kontrol altına almak, hastaların yaşam kalitelerini arttırmak ve hastalıkları ile ilgili komplikasyonların oluşmasını önlemektir. Hastaların çoğunda, diyet tedavisine tam uyum sağlamalarının ardından klinik bulgularının tamamen düzeldiği, serolojinin normale döndüğü gözlenmektedir. Çölyak hastalığı toplumun yaklaşık %1’ini etkilemektedir. Hastalığın çok geniş bir klinik yelpazeye sahip olması, atipik seyir gösterebilmesi veya hiç bulgu vermemesi nedeniyle gerçek bir prevalans vermek zorlaşmaktadır.

     Ülkemizde Çölyak hastalığı görülme sıklığı yüzde 1 ile binde 3 arasında değişmekte olup Türkiye’de 250 bin ile 750 bin arasında çölyak hastası tahmin edilmekte iken ancak yüzde 10’nuna tanı konulduğu dikkate alındığında 25 bin ile 75 bin arasında tanı almış hasta beklenmektedir. Bakanlığımızın Sağlık Bilgi Sistemlerinden elde edilen verilere göre Türkiye'de tanı konan çölyak hastalığı sayılarının 2019 yılı Eylül ayı itibari ile 88.655 olarak belirtilmiştir.

     Çölyak hastalığı her yaşta teşhis edilebilmekle birlikte teşhisi zor olan hastalıklardan biridir. Çünkü belirtiler çoğunlukla ilişkili bir başka hastalığı da düşündürmektedir. Örneğin erken osteoporoz, kansızlık, teşhis edilmemiş laktoz alerjisi gibi hastalıklarla benzer belirtiler gösterdiğinden karıştırılabilir. Çölyak hastalığının insan sağlığı üzerinde önem taşıyan birçok değişimlere neden olmasından dolayı doğru teşhisi önemlidir. Toplumda tanı almamış hastalar buz dağının görünmeyen kısmıdır. Özellikle farklı yakınmalar ile farklı klinik dallara başvuru nedeniyle Çölyak hastalığı tanısında yaşanan anlamlı gecikmeler yaşanmaktadır. Tanıda en önemli nokta hastalığın akla gelmesidir. Teşhis yöntemlerinden kan testleri serolojik özel testler ile ön tanı konmakta ancak kesin tanı ince bağırsak biyopsisi ile konmaktadır. Tedavisi mümkün olan çölyak hastalığında erken teşhis çölyaklıların yaşam kalitesinin tekrar düzelmesi ve kaybedilecek sağlık maliyetinin önüne geçilmesi için son derece önemlidir. Çölyak glutensiz beslenme ile bir hastalık değil yaşam tarzı olarak hayata yerleşmelidir. Çölyak hastalığı hakkında www.beslenmehareket@saglik.gov.tr adresinden vatandaşlarımıza bilgilendirilme yapılmaktadır. Bahsedilen dokümanlara internet adresinden ulaşılabilmektedir.